Hizmet

  • Yemek Sektörü;Yediklerimiz Temiz Mi?

    Türkiye’de ve dünyada hızla büyüyen ve geniş kitlelere istihdam sağlayan yemek sektörü her açıdan insanları tatmin etmeyi başarabiliyor mu? Paragrafa soru cümlesi ile başlamamın sebebi, yemek sektöründeki bu hızlı ilerlemelerin yine sektör bazında istenilen kriterleri karışılıyor olup olmadığının cevaplarını aramaktır.

    Son zamanlarda gelişen ve pazarda kendine önemli bir pay kazanan hizmet sektörleri arasından, yeme-içme sektörü iş gücü hacmine de katkıda bulunuyor. Türkiye’de 2 bin 500’e yakın catering firmasının bulunduğu ve bu firmaların doğrudan 350 bin kişiye istihdam sağladığı bilgisine ulaştık. Ekonomik anlamda 5 milyar dolarlık işlem hacmine sahip olan sektörde gelişen ve  büyüyen Türkiye ile birlikte kendi alanını ilerletmeye devam ediyor.

    yeme-içme sektörü

    Büyük çaplı yemek firmaları kurumsal şirketlerin personel yeme-içme ihtiyaçlarını karşılıyor. Sadece catering ve büyük çaplı yemek firmaları ile de sınırlı değil bu sektör. Restoran, kafe, lokanta ve konaklama tesisleriyle de insanların ihtiyaçlarına çözüm üretiyorlar. Ülkemizin bolca sahip olduğu çeşitlilikleri de eklersek sektör arzulanan başarıyı katlayarak büyütüyor diyebiliriz.

    Ülkemizin 81 ilinde  kendine has kültürel yemeklerin ve lezzetlerin de olduğu bilinciyle, yeme-içme alanında inanılmaz işlerin yapıldığını ve de yapılacağını biliyoruz. Sokak esnafından kurumsallaşmış restoran zincirlerine kadar her mekanın kendine has tadı, lezzeti ve kokusu var. Damak tadımız nerede kendini buluyorsa bizde oraları tercih ediyoruz. Bu durum da  işletmelerin piyasadaki rekabet gücünü artırıyor.

    çalışanların temizlik koşullarına uygun çalışmasına ve giyinmesine özen gösterin.

    Yeme-içme sektörünün son zamanlardaki hızlı ilerlemesinin sebeplerinden biri de kadın çalışan sayısının artmasına bağlanabilir. Çalışma alanındaki kadın-erkek eşitliği sayesinde evde yemek yapma oranlarında da doğal bir azalma olmuştur. Öğle paydoslarında iş yerinize yakın bütün restoranlara baktığınızda işletmenin müşteri kitlesinin oldukça yoğun olduğunu göreceksiniz. Hatta bazen çok tercih edilen mekanlarda oturmak için masa sırası bile bekliyor olabilirsiniz. Benim başıma çalıştığım bölgede fazlaca geliyor. Büyük şehirlerde seçenekler fazlalaştıkça bu tarz durumlarla karşılaşılmıyor olabilir. Ama zaman faktörü iş yerinize yakın olan mekanları seçmenize neden oluyor. Ve siz her durumda ofisinize ya da iş yerinize yakın mekanları tercih ediyorsunuz eğer büyük bir şirkette iseniz de catering firmasından geliyor yemekleriniz.

    Dışarıda Yenilen Yemeklere Ne Kadar Güvenebiliriz?

    Bu kadar büyüme hacmine ve geniş müşteri kitlesine sahip olan sektörü denetleyen ve düzenleyen bir güç var mı peki? Elbette mevcut. Gerek devlet kontrolünce gerekse STK lar tarafından insan sağlığını koruyan, gözetleyen ve haklarını hatırlatan birimler mevcut. Peki yeterli mi? İşte bu noktada sizlere net bilgiler veremiyorum. Sebebi ise son zamanlarda medyanın da fazlaca dile getirdiği haberler. Gerek hijyen konusunda gerekse kullanılan gıdaların durumu ile ilgili fazlaca olaylara şahit olduk. Artık insanların dışarıdan söyledikleri ya da restorana giderek yediği yemeklere güveni azaldı. Bunun olması da gayet normal. Bu kadar olayların olduğu ve medyanın kaçak et kesimleri ile kullanım ömrü dolmuş malzemelerin kullanıldığı yemekler, benim tabağımdaki acaba nasıl yapıldı diye sordurup tereddüt ettiriyor.

    kaçak et kesimleri ve sağlık koşullarına uygun yetiştirilmemiş sebzelere dikkat!

    Her ne kadar kendine güvenen sağlam bir firma ya da işletme olursanız olun halkın zihninde bu konulardan başka bir şey yok. Üzerinize olumsuz bir imaj yüklenmeden güvenilirliğinizi daha sağlamlaştırmak istiyorsanız, yapmanız gereken info@mutlumekan.com dan ya da mutlumekan.com ile iletişime geçebilirsiniz.

    Bu konuda daha detaylı başlıklar altında yeni yazılarımız olacak. Mutlu haftalar…

  • Yağmurlu havaların kurtarıcısı: Dışarıdan yemek sipariş etmek

    Pek çoğumuz yağmurlu havaları sevmez ama yağmur yağıyorken evimizde, ofisimizde; korunaklı ve sıcak bir yerdeysek yağmuru izlemek çok keyiflidir. Arabada otururken yağmur damlalarının camda bıraktığı şekilleri izleyip hayallere dalmak huzur verir…

    Yağmurlu havalarda çalışırken dışarı hiç çıkasımız gelmez. Şemsiyemiz, kalın kabanımız olsa dahi işi miskinliğe vurup ofiste oturmayı tercih ederiz. Restoran işletmeleri ve online yemek hizmeti sağlayıcıları bunu çok iyi bildiğinden yemek sektörüne sürekli bir yenilik ve ivme kazandırmaktadır.

    Bazen caddede yürürken ufak tefek fast-food restoranlar görüyorum. İçeride tek tük insanlar oturuyor ama kapılarında 10 civarı kurye motoru oluyor. Bu tür manzaraları görünce eve, ofise sipariş vermenin ne kadar büyük bir sektör haline dönüştüğünü anlamak zor değil.

    Bu gün de yağmurlu bir gündeyiz. Hava durumu yeterince bozuk. Trabzon’da, daha doğrusu Karadeniz bölgesinde yaşayanlar iyi bilir ki neredeyse 2 günde bir günümüz yağmurlu geçer. Öyle ki dün günlük güneşlik hava varken ertesi gün fırtınalı yağmurla karşılaşmanız olasıdır. Yaz aylarında bile bu tür sürprizlerle karşılaşabiliyoruz. Örneğin güzel bir yaz akşamında Pazar günü için deniz kenarında piknik planları yapılır. Herkes şortunu mayosunu ve piknik malzemelerini cumartesiden hazırlar. Pazar günü kalkıldığında “plan iptal” mesajlarıyla uyanmak bu yöre insanı için normal bir durum…

    Neyse ne diyorduk? Biz ofis çalışanları, çalıştığımız yerde ne yazık ki yemek yapamıyoruz. Öğle aralarında dışarı çıkıp hem besleniyoruz hem de bol oksijen ile yenileniyoruz. Fakat yağmurlu havalarda, hava durumu bozuk olduğunda işler biraz değişiyor. Bugün ne yiyeceğiz soruları eşliğinde yemek sepeti sitesine ya da daha önceden bildiğimiz restoranların sitesine giriyoruz. Herkes ne istiyorsa onu sipariş veriyor ve oturduğumuz yerden dahi kalkmadan yemeğimiz ayağımıza geliyor.

     

     

     

     

    Kuryelerin işi zor. Güneşli havalarda da yağmurlu havalarda da zor. Yağmurlu havalarda genelde siparişler aksayabiliyor. Lütfen bu durumu anlayışla karşılayalım. Hem trafik, hem restoran yoğunluğu hem de kuryenin daha kısa sürede alabileceği yolu hava muhalefeti sebebiyle uzun sürede alması siparişimizi geciktirebilir. Keyifle yemeklerimizi getirmelerini beklerken lütfen onları da düşünelim, anlayışlı olalım ve bahşiş vermeyi ihmal etmeyelim.

  • Koku Sizi Temsil Eder

    Koku deyip geçmeyin! İnsan üzerindeki etkisi kanıtlanmış bir gerçek. Parfümün icadı çok eski zamanlara dayanır. Yani insanlar yıllar yıllar önce kokunun ne kadar önemli olduğunu anlamış ve harekete geçmişler. Özellikle hakkında duyduğumuz sokak efsaneleri bizi parfüm testine itekliyordu.

    Eskilerde çeşitli çiçeklerden hoş kokular elde etmek için yararlanılırdı

    En güçlü hafızanın koku olması insanı zamanlı zamansız değişik anılara, mekanlara ve maceralara götürebiliyor. Sıcak bir ekmeğin kokusu sizi küçükken beklenilen ramazan pide kuyruğuna, mis gibi bir lavanta kokusu ise annenizin özenle kışın dolaplardan çıkardığı kazaklara, hırkalara götürüyor. Bir yerden geçerken ”bu koku!” diye duraksadığınız illaki olmuştur. İşte tam da o anda geçmişte ya da yakın zamanda hafızanıza kaydettiğiniz anılar tek tek burnunuzun ucuna gelir.Bu konuda yapılan araştırmalar unutulmazlığını ispatlayan türden çalışmalara imza atıyor. Göze- kulağa hitap eden uyarılar daha kolay unutuluyorken koku kaydedildiğinde unutulması çok zor oluyor. Hele de bir anı bir hatıra sakladıysanız o kokunun içine, ansızın bile olsa nerede duysanız hemen hatırlarsınız.

    Çocuklukta hafızaya kazınan kokular yıllar geçse de unutulmaz olur

    Bu duyunun unutulmazlığı öyle bir hal aldı ki teknoloji de bu alanda bir çok yapay koku çıkararak mekanların, evlerin ya da işletmelerin kendine has kokacağını vaat ediyor. Özellikle bu alandaki gelişmelerden haberdar olan reklamcılar insanları ikna ederken stratejilerini bu doğrultunun ekseninde şekilllendiriyorlar Ki bence de çok mantıklı bir yol. Güzel mis gibi kokan bir ortam insanların davranış şekilleri üzerinde de etkisini gösteriyor. Örneğin tok olduğunuzdan emin olduğunuz halde Migros’a giriip hiç eli boş çıktığınızı hatırlıyor musunuz. Hatırlayamazsınız çünkü Migrosun kendine has kokusu var ve size açlık hissi veriyor, bu sayede sizdeki alışveriş yapma arzunuzu tetikliyor. Gerçek bir örnekle somutlaştıracak olursak, geçenlerde başıma gelen bir olaydan yola çıkarak anlatayım. Ebebek mağazasına arkadaşımın bebeği için alabileceğim bir şeyler olup olmadığına dair bir göz atmak için girmiştim. İçeride öylesine soft bir koku vardı ki adeta hipnoz oluyordum. Derken fiyatların biraz yüksek olması orada alışveriş yapmama engel olmadı. Çünkü koku beni gerçekten etkilemişti ve kasadaki kadına bu kokuyu sordum. Ve satış sorumlusu hanımefendi bana aynı kokudan evim içinde alabileceğimi söyledi. Kendi markalarının kokusunu çıkarmışlardı ve ben seve seve almıştım. İşte koku böyle bir güce sahip. Size büyü yapıyor.

    Satış pazarlama taktiklerinde koku mağazalarda fazlaca kullanılan bir yöntem haline geldi

    Parfüm testi

    Yemek mekanları için de geçerli mi peki. Bence kesinlikle geçerli. Bu gizem her kapıdan çıkıyor ve sizde hissel etkiler bırakıyor.  Şöyle söyleyeyim içi lavanta kokan bir restoran da müşterilerin kalma süresi ve siparişleri çoğaltmaları yadsınamaz bir gerçek.  İnsanlar daha fazla vakit geçirmeye başlıyorlar. çünkü mekandaki ferahlık  kendine çekiyor. Mekan işletmecilerinin kendine has karakteristik ve herkes tarafından beğeni alacak kokusunu bulması insanlar için işletmenizi unutulmaz yapacaktır. Hatta benzer bir seçenek  ile karşılaştıklarında ”Bu koku” diye duraksayacaklar ve hatırlamaya çalışacaklar. Belkide aynı kokudan evlerine bile götürmek isteyecekler. Bu kadar araştırma ve deneyimleme boşuna değil. Sizde geç olmadan mekanınızda ki havanın parfüm testini yapın ve işletmenizin ne tarz bir parfüme ihtiyacı olabilir diye çalışmalara başlayın.

    Kendine davet eden kokular yemek mekanlarında fazlaca vakit geçirmeyle doğru orantılı
  • Pazar Günü Serpme Kahvaltı

    Dünya ülkeleri Türk milletini  eşsiz yemek kültürü ile tanır. Zengin mutfağımızın olduğunu bilmeyen kalmadı zaten. Yemek olayında çıtıyı zirvelere taşısak da kahvaltı yapmanın da apayrı bir yeri vardır bizde. Hele de fırından yeni çıkmış sıcacık somun ekmek ve ocakta pişen mis gibi köy sütü ve boylu boyunca hazırlanmış kahvaltı masası. Görsel şölen yaşatan manzarasıyla hafta sonu özellikle pazar günü serpme kahvaltı keyfine kimse hayır diyemez.

    Pazar günleri serpme kahvaltı hazırlayan ve doğal ortamını bozmamış, köy ambiyansına sahip mekanlar her zaman tercih edilen olmayı başarmıştır. Gelin size geçen pazar günü neler yaşadığımdan bahsedeyim. Ailemle birlikte vakit geçirmek en büyük eğlencem. Hele de onlarla uzun sohbetlerimizin olduğu, çayların taze tavşan kanı, sütün sıcak ekmeğin yumuşak olduğu bir ortamda isek kimse pazar günümü elimden alamaz 🙂

    Köy kahvaltısının vazgeçilmezi sıcak ekmek…

    İnsanı pazartesi sendromundan kurtaran meğer aile ile yapılan pazar günü serpme kahvaltı imiş. Tabi işleri unutulmaz yapanlardan biri de tercih ettiğiniz işletme elbette. Ben bu konuda çok şanslıydım diyebilirim. Doğayla iç içe manzarası bol, kuş sesleri cıvıl cıvıl, bahçesinde kümes iç, tavuk dolu bir yer hayal edin. İşte ben tamda öyle bir mekanda pazar günümü değerlendirdim. Gittiğiniz yeri doğru seçmiş olmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. Sizi eski köy zamanlarına, anılarınıza ve bambaşka hissiyatlara götürüyormuş meğer.

    Bir serpme kahvaltı yapmak ne kadar manevi duygu taşıyabilir ki diye düşündürdü doğrusu. İşini profesyonel yapan işletmeler kazandıkları parayı sonuna kadar hak ediyorlar doğrusu. Gerek iç dizaynları gerekse menüleri ve çalışanları ile sizi mest etmeyi başarıyorlar. Peki böyle yerleri nerede bulabilirsiniz bir kaç ipucu versem iyi olacak. Doğrusu ben keşfetmeyi seven biriyim ve bu yüzden her zaman uzakta olanı ararım. Yani burnumun dibindekine sıkılana kadar gitmem, daima gitmediğim yerleri tercih ederim. Daha önce gitmiş olanlar varsa sorarım, tavsiye alırım. Bazende kafama göre arabayı sürebildiğim kadar sürer en fantastik yeri bulduğumu düşündüğüm yerde dururum. Mutlaka keşfedilmemiş yerler vardır sizi bekleyen. O zaman benim gibi sizde kendinizi yukarıda bahsettiğim hislere kapılmış bir şekilde bulacaksınız.

    pazar günü serpme kahvaltı için yeni yerler keşfet..

    İşletmelere en büyük tavsiyemiz insanları özüne döndüren ortamlar ve hizmetler sunmaları. Bir anda küçüklüğüne dönmek, evin avlusunda yapılan aile kahvaltılarını hatırlatacak fırsatlar yaratmak sizi nere de olursanız olun bulunan ve aranan yapacaktır. Belki bir dağın tepesinde küçük bir kulübe de hizmet veren şirin bir dağ evi olursunuz, belki de şehrin ortasında ama şehrin karmaşasını unutturan bir restoran hiç fark etmez. Bizim halkımız pazar günü serpme kahvaltı dedi mi akan suları durdurur. Böylesi büyük bir pazarda kocaman bir hedef kitleniz varken bunu en doğru şekilde değerlendirmelisiniz.  Her mevsime ayak uydurabilecek, yeniliklere açık ve sınırsız güler yüzünüzü müşterilerinizden eksik etmeyin.

    Mutlu Haftalar…

     

  • Restoran İşletmesi Sosyal Ağlarda Olan Kazanıyor

    Günümüzde her şeyin online mecralarda yaşanıyor olması firmaları da harekete geçirmeye başladı. İnsanların sosyalleştikleri, iletişim sağladıkları, anlık fotoğraf ve video paylaştıkları bu ortamlar restoran işletmesi sahiplerini internete taşıyor. Bu anlamda bir restoranın amaçlarına uygun olabilecek sosyal ağlar mevcut. Foursquare, youtube, facebook, instagram ve daha bir sürü fenomen sosyal paylaşım ağlarında işletmeniz için hesap oluşturabilirsiniz.

    Restoran sahipleri kendi markaları adına sosyal paylaşım sitelerinde firmaları için açtıkları hesaplar sayesinde daha geniş kitlelere hitap edebiliyor. Günlük paylaşımlar, restoran veya kafe de gerçekleşecek etkinlikler, eğlence veya da yenilenen menüleri duyurabiliyor ve takipçileriyle çift yönlü iletişim kurabiliyor.

    ”Biz kendi halinde bir restoran işletmesiyiz, bize ne gerek sosyal medya hesapları ya da web sitesi” diye düşünmeyin sakın. İşte o zaman kaybedersiniz. Teknolojiyle ve güncel gelişmelerle uyum içinde hareket ederseniz internet ortamı size kazandıracaktır. Örneğin bir kafeniz var ve bulunduğunuz bölgede sizi genellikle 17-24 yaş arası gençler ziyaret ediyor. Yaş ortalaması genç olan bir kitle ile daha uyumlu bir işletme politikası sizi tercih edilen yapacaktır. Sosyal medya hesaplarınızda yapacağınız duyurular ve gençlerin hoşuna gidecek etkinlikler(canlı müzik, kareoke vs.)haftada en az bir kere size gelmek için zaman ve fırsat yaratacaklardır. Ki bu hedef kitlenize göre değişkenlik gösterecektir. Bu değişkenliğe göre sizde hizmet yelpazenizi genişletir ve sosyal paylaşımlarınızı artırırsanız işler tam da istediğiniz gibi gidecektir.

    youtube, foursquare gibi sosyal ağlar restoran işletmesini doğru hedef kitle ile buluşturmada size yardım eder.

    Foursquare uygulamasından bahsedelim. Bulunduğunuz lokasyonu belirleyerek, çevrenizde hangi mekanların olduğunu görebildiğiniz bir sosyal ağdır ve mobilde çok yaygın kullanılmaktadır. Sizde yenilikçi bir işletme mantığına sahipseniz foursquare‘dan kendinize çok fazla fırsatlar yaratabilirsiniz. Bunun için dünyada ve Türkiye’de denenmiş sayısız kampanya ve reklam çalışma örneklerine buradan göz atabilirsiniz.

    Ya da kendinize bir youtube kanalı açarak aşçınızın eşsiz lezzetlerini ve hünerlerini sergilediği bir video çekebilirsiniz. Bu sayede kendinizi daha net ve anlaşılır ifade edebileceğiniz bir ortam yaratmış olursunuz. Eğer dünyaca ünlü mutfakların yemeklerini de menünüzde barındırıyorsanız o zaman youtube kanalı açmak tam size göre olacaktır. Bu alanda da başarıya ulaşmış sayısız çalışmalara internette rastlayabilirsiniz. Facebook hesabı veya instagram hesabı ile işletmenizin fotoğraflarını paylaşabilirsiniz. İnsanların sizi neden tercih etmeleri gerektiğini dolup taşan mekanınızla ve eğlenceli videolarınızla ispatlayabilirsiniz.

    restoran işletmesi için çekeceğiniz videolar sayesinde youtube kanalınızda daha fazla kişilere kendinizi duyurabilirsiniz.

    Konuyu toparlayacak olursak sosyal ağların çevremizi hızla sarmış olmasına kayıtsız kalmadan yaşayamayız. Özellikle bir restoran işletmesi sahibiyseniz ve daha fazla kar elde edip şirketinizi yükseltmekse çabalarınızı destekleyecek yeni kanallar seçmelisiniz. Bunu profesyonel destek alarak ya da kendiniz biraz zaman ayırarak yapabilirsiniz. Basit ve uygulanabilir kolay kampanya ve içeriklerden başlayarak kendinizi geliştirdikçe daha farklı planlar çizebilirsiniz.

    İlgiyi üzerinizde tutmak için insanları ayrıcalıklı hizmetlerinizden haberdar etmeniz ve internette varlığınızı oluşturmanız gerekmektedir.

  • Restoran İşletmesi İçin Püf Noktalar

    Meslek hayatında belli bir noktaya geldikten sonra yenilik arayanlarımızın aklına muhakkak restoran ya da kafe açmak gelmiştir. Kendi işimi yaparım, işimin patronu olurumcularımızın ilk aklına gelen kolaylıkla işletebileceğini düşündüğü restoran seçeneği oluyor. Tabi bu genellemeyi her okurumuz üzerine almak istemeyebilir. Ama şöyle bir gerçek var ki bir çoğumuz şirin ortamı sıcak sohbetleri ve en az o sohbetler kadar sıcak yemeklerinin olduğu bir restoran işletmesi sahibi olmayı istedik.

    Türkiye’de bu işin hakkını çok iyi veren restoran işletmeleri mevcut. Öyle ki gerek  kurumsallaşmış yapılarıyla gerekse mutfağı ve PR çalışmalarıyla isimlerinden fazlaca söz ettiriyorlar. Peki bu kadar büyük bir restoran işletmesine nasıl sahip olunur. Tahmin edersiniz ki zafere giden yollar çiçek bahçesi olmuyor. Bir kere büyük bir hayali gerçeğe dökmek için kollarınızı sıvayın ve  her şeyi göze almadan yola çıkmayın. Restoranı açıp eşinizle dostunuzla her akşam görüşebileceğiniz düşüncesinden kurtulun ilk önce. Gecesiyle gündüzüyle bu işe dört elle sarılmanız ve psikolojinizi de buna göre hazırlamanız da fayda var. İşletmenizin büyüklüğüne göre çalışanlarınız olacaktır ve bazı günler öyle yoğun olacaksınız ki kendinizi yeni gelen misafirlere servis açarken ya da mutfağa elleri kolları dolu tabak taşırken bulacaksınız. Her zaman tercih edilen olmak emek ister. Sırf hayallerinizi gerçekleştirmek için ya da bu işe yatkın olan yapınız ve bilginiz için restoran işletmesi yapmamalısınız.

    Restoran işletmesini başarıya götüren püf noktalar başında mutfaktan, mekandan ve dizayndan önce sizinle çalışan personellerinizin iletişim becerileri geliyor. Çalışanlarınız müşterilerinize yaklaşımı, güler yüzü ve nazik hizmet anlayışı sizi arzulanan bir işletme yapar. Tabi ki de mutfağınız güçlü, aşçınız sağlam olmalı. Bununla birlikte satın aldığınız malzemeler taze ve kaliteli olmalıdır. Tedarikçilerinizin sizi yarı yolda bırakmayacağından emin olmanız gerekir. Bunun için tek bir tedarikçi ile değil iki ya da üç tedarikçiyle çalışmanız sizi biraz daha rahatlatacaktır. Bu sayede en kaliteli ürünleri size ulaştırmaya çalışan yol arkadaşlarınız daima yanınızda olacaktır.

    İlk restoran işletmenizi açtıktan kısa bir süre sonra başka bir yerde şube açmanız elinizi zayıflatacaktır. Bu yüzden öncelikle açtığınız yeri geliştirmeye ve tercih edilen yapmaya çalışmalısınız. Bunu da halkla ilişkiler çalışmalarının size kazandıracağı kurumsal kimlik  ile sağlayabilirsiniz. İşletmenizin logosu, tarihçesi, ismi, kurumsal kimliği ve imajı hakkında profesyonel destek almanız sizi hatırı sayılır bir konuma ulaştıracaktır. Bu çalışmaların akabinde aradan geçen 4-5 yıldan sonra şubelerinizi açmaya başlayabilirsiniz. Doğru yerde doğru zamanlama sayesinde yeme-içme sektöründe istediğiniz konuma gelmeniz hiç de imkansız gibi görünmüyor.

    Restoran işletmenizin dizaynı da diğer başlıklar kadar önemli. İnsanlar keyifle oturacağı, kendilerini rahat hissedeceği sıcak ve iç açıcı mekanlardan hoşlanır. Bunun içinde iç mimardan yardım almanız gerebilir.Gerek mutfak gereçlerinin olacağı arka plan dizaynı (ki bu çok önemli yemeklerin hazırlanacağı ortamın kullanışlı olması çalışanlar açısından kullanışlı olması sunumları daha rahat hazırlamalarında büyük bir rol oynuyor) gerekse misafirlerinizin vakit geçireceği alanı hedef kitleniz doğrultusunda tasarlamalısınız.

    Sizin tecrübelerinize ve bakış açınıza güç katacağını düşündüğümüz restoran işletmesi için başarılı olabilecek bir kaç tüyoyu paylaştık;  tabi gerisini sizin iş profesyonelliğinize bırakıyoruz 🙂

    Mutlu haftalar dilerim.

  • Dilek-Şikayet kutusu

    Eğer işletmeni geliştirmek,hatalardan arındırmak ve müşterilerin için huzurlu bir ortam sağlamak istersen dilek-şikayet kutusu mekanın için büyük önem taşır.Neden mi? Çünkü bir işletmenin sürekli yeniliklere açık olması gerekir.Böylelikle tercih edilebilirliğin artar ve işletmen hızlıca büyür.Ama büyümek, isteklere cevap vermekten geçer ve bunun içinde istekleri bilmek gerekir.İşte tamda bunun için insanların rahatlıkla istek ve şikayetlerini iletebileceği bir yer var o da dilek-şikayet kutusu.Peki ozaman dilek ve şikayet kutusu nedir kısaca açıklayalım.

    Dilek(istek) kutusu ne işe yarar;

    1. Müşterilerinize ‘sizi önemsiyoruz’ mesajı içerir ve insanları bu düşünce cezbeder.
    2. Söylemek istenen şeyleri söyleyemeyenler için idealdir.
    3. Dikkate alındığı takdirde büyük anlamda ihtiyacı karşılar.

    Ufak bir not: 3. madde de denildiği gibi dikkate alındığı takdirde sizi rahatlatacak ve müşterilerinizin mekanınızla ilgili diyaloğunu ölçebileceksiniz.Fakat isteklere karşılık vermezseniz ve bunu müşterilerinize hissettirmezseniz o kutu sadece dekor olarak yer kaplayacaktır bilginize..

    Şikayet kutusu ne işe yarar;

    1. Müşterilerinizin mekanınız hakkında olumsuz düşüncelerini veya karşılaştıkları hoşlarına gitmeyen şeyleri öğrenmek için birebirdir.
    2. İçine atılan şikayetlerin dikkate alınıp telafi edilmesi büyük oranda önem taşır.
    3. Dilek kutusunda olduğu gibi müşterilerin fikirlerinin sizin için değerli olduğu imajını verir.
    4. Eleştiriler ile birlikte mekanınızdaki olumsuz durumları en aza indirmenizde yardımcı olur.

    İşin özeti rağbet edilen mekan olmak için dilek ve şikayetleri dikkate alalım ki işletmemizi eksiksiz bir şekilde müşterilerimize sunabilelim.

    Bir not daha; Kutumuzu kameranın kesinlikle görmeyeceği yere koymak güven açısından önemlidir.

    Saygılar efendim…

  • Ramazan Bayramına Özel Tatlılar

    Tempolu ve dolu dolu geçen ramazan ayının neredeyse sonlarına yaklaştık sayılır. Önümüzdeki pazar günü Ramazan Bayramının ilk gününü kutlayacağız. Uzakta olanlar sevenlerine kavuşacak, aynı şehirde yaşayanlar birbirlerine bayramlaşmaya gidecek. Yani her sene olduğu gibi bu bayramda küçükler bayram şekerleri ve harçlıklarla, büyükler de özenle hazırlanmış ikramlarla bayramın tadını çıkaracak. Peki bu ikramlıklardan kastettiğimiz tatlıların isimleri ne ve yapılışları nasıl diye düşündük.

    Sütlaç, kazandibi, muhallebi gibi yapımı kolay tatlılar mevcut olsa da biz genellikle bayramda biraz daha emek isteyen zor tatlıları tercih ederiz. Çünkü çok uzaklardan gelecek olanlarımız vardır ve özenle bayram sofraları hazırlamak ve gönülleri yeniden kazanmayı hedefleriz. Fıstıklı baklava, kadayıf dolması, tahinli fıstıklı sarma, saray muhallebisi ya da güllaç gibi emek isteyen tatlılar tercihimizdir.

    Becerikli kadınlarımız her türlü üstesinden gelir ama ya tatlı konusunda o kadar başarılı olmayanlarımız ne yapacak. Eşten dosttan yardım alsa desek bayramda herkesin telaşı kendine yeter. O zaman geriye çare güvenebileceğimiz ellere başvurmak. Bu konularda tam da yardıma ihtiyacınızın olduğu anlarda yardımınıza koşacak bir sürü butik pasta yapım evleri mevcut. Üstelik sadece tatlı olarak da düşünmeyin, her türlü yemek siparişlerinizi de karşılıyorlar. Bilen kadınlarımızın olduğunu düşünsek de bilmeyenlerimiz için söyleyelim, gönül rahatlığıyla kendi evinizde yapılmış gibi tüketebileceğiniz yiyecekler üretiyorlar. Üstelik fiyatları da cep yakmıyor. Buradan bu tarz sipariş alan butik pasta yapım evlerine ve diğer satış noktalarına güzel bir tavsiyemiz olacak. Özellikle bu zamanlarda sakın herkes kendisi evinde yapıyor ne de olsa diye düşünmeyin. Bilhassa çalışan kadınlar için sizler kurtarıcı imajı taşımaktasınız. Kaliteyi ve hijyeni yüksek tuttuğunuz ölçüde daima kazançlı olacaksınız.

     

    Tatlı haftalar…

     

     

  • Kahvaltı Tabaklarında Hassasiyetlere Dikkat Edin

    Bazı insanlar bazı hassasiyetlerinden dolayı veya vejeteryan olduklarından sosis, sucuk, salam, jambon, pastırma gibi kahvaltı tabaklarının standardı haline gelmiş et ürünlerini tercih etmeyebilirler. Müşterilerin çoğu bunu belirtir ama belirtmeyi unutanlar için sormakta fayda var. Açık büfe kahvaltılarda müşteri zaten almaz, serpme kahvaltılarda ve kahvaltı tabaklarında sorulması müşterilerinde hoşuna gider. Eğer bunlar istenmezse farklı birşey önerebilirsiniz, örneğin közlenmiş biber, ceviz, fındık veya farklı bir peynir çeşidi koyabilirsiniz.

  • Fırçanın Kılıdır Efenim

    İşten çıktınız, çok açsınız ve ilk gördüğünüz restoranta girdiniz. Menüdekiler iştahınızı kabarttı tabi. Derken garson geldi sizden siparişinizi aldı ve yemeğinizin gelmesini dört gözle bekliyorsunuz. Atıştırmalık sunumlarınız geliyor, içeceğiniz falan derken asıl yemeğiniz masanızda bir tablo gibi yerini alıyor. Bir lokma iki lokma derken buda ne? Minik bir kıl mı aceba ya da uçup gelen küçük bir misafir mi? Tabi garsonlar çağırılsın ve başlasın sorular. Siz garsona ne sorarsanız sorun onun diyeceği şey ”efenim mutfakta kullanılan yemek fırçalarından düşmüştür” olacaktır. Nerden mi biliyorum çünkü en az 2-3 kez deneyim etmişliğim vardır. Tamam diyelim ki fırçanın kılı eee. Fırça kılı olunca yemesinde sıkıntı olmuyor mu, yani o özrü teşkil edecek bir durum değilmi. Restorant çalışanlarının gözünde bu hiç değişmemiştir. Ancak 1. sınıf bir restorantta iseniz o zaman belki işin rengi biraz daha değişebilir. Mahçubiyet oranı artar, telafi için masanıza ekstra bir şeyler daha gelir falan.

    Siz siz olun çalışanlarınızın bu tarz durumlarda rahat olmalarına göz yummayın. Yoksa o müşteri bir daha sizi asla tercih etmez. Ağızdan ağıza pazarlama ile birde yakın çevresine duyurdumu potansiyel müşterilerinizi de kaybedersiniz. Elbette yemeklerinize ve sunumlarınıza çok dikkat ediyorsunuzdur. Mutfakta aşçılarınızı bonesiz ve eldivensiz çalıştırmıyorsunuzdur. Ama bazı zamanlar bunlar yaşanabiliyorsa özrünüz kabahatinizden büyük olmamalı. Basit bir durummuş gibi yansıtırsanız müşterinize hakaret olur. Sonuçta sizin için sıradan bir fırça kılı ama müşteri onu 100 farklı hikayenin baş rolü olarak yazdı çizdi bile.

  • Sıcak Yemekleri Bekletmeyin, Bekletecekseniz ..

    Çorba, kebap, sıcak yemekler vs. servise hazır olur olmaz müşteriye servis yapılmalı, servisi yapacak olan garsona patron tam servis vakti yaklaşırken başka bir iş verirse ve servis gecikirse çıkan yemek soğur ve müşteri keyif alamaz. Dolayısıyla sizi tekrar tercih etmeyebilir.

    Bunun yanında örneğin Urfa Tava isteyen bir müşteriye, yemeğin servise hazır hale gelene kadar geçen süreyi sipariş esnasında bilgilendirmek ve o sürede müşterinin masasına ücretsiz atıştırmalıklar, mezeler vs. ikram edilmesi müşteriyi memnun eder.

    Bugün karşılaştığım bir gözlemimi paylaşarak bitireyim; gittiğim restoranda yemek yiyen bir müşteri sanırım Dana Kavurma yiyordu, sonradan pilav istedi, garson pilavı ustaya söyledi, usta başka bir yemekle uğraşıyordu, garson diğer garsonla sohbete daldı, usta o arada pilavı tezgaha koydu, garson pilavı geç farketti ama pilav soğumuştu, müşteriye götürdüğünde müşteri yemeğini bitirmişti ve pilavı kabul etmedi.

Close